Abdullah Gül

29 Ekim 1950 yılında Kayseri'de doğdu. Gülük İmamı Hamdi Ahmet Bey ve Adeviye Gül'ün oğulları. 21 Ağustos 1980 yılında Hayrunissa Özyurt ile evlendi. Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adında üç çocuk babası.

Kayseri Lisesi'nden sonra girdiği İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu. 1981 yılında aynı üniversitenin ekonomi bölümünde doktora yaptı. 1977-1983 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyeliği görevinde bulundu. Askerliğini kısa dönem olarak 1981 yılında Tuzla'da yaptı.

1983-1991 yıllarında İslam Kalkınma Bankası'nda İktisat Uzmanı olarak görev yaptı. 1991 yılında Marmara Üniversitesi'nden doçentlik ünvanı aldı. Aynı yıl Refah Partisi'nden Kayseri Milletvekili oldu. 54'üncü hükümette devlet bakanlığı, hükümet sözcülüğü yaptı. Refah Partisi kapandıktan sonra geçtiği Fazilet Partisi 'nde Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi.

Erbakan'a ilk bayrağı o açtı

FP'de "Yenilikçi Kanat" olarak tanımlanan kesimin genel başkan adayı Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener'in de desteğini alarak 30 yıllık geleneğe karşı ilk bayrak açan isim oldu

8 Mart 2000'de, 14 Mayıs'ta yapılan Fazilet Partisi kongresi öncesinde aday olan Gül, "emanetçi" ve "icazetçi" olmayacağını yetki ve sorumluluk alarak iş yapacak genel başkan olacağını ilan etti.

Gül'ün, adaylığını açıkladığı basın toplantısına ise milletvekilleri Mustafa Baş, Salih Kapusuz, Azmi Ateş, Hüseyin Arı, Tevhid Karakaya, Zeki Ergezen, Osman Pepe, Bekir Sobacı, İlyas Arslan, Hüsamettin Korkutata, Altan Karapaşaoğlu, Kemal Albayrak, İsmail Özgün ve Sait Açba ile eski miletvekillerinden Zeki Karabayır, Kemalettin Göktaş, Ömer Özyılmaz ve Mehmet Emin Aydın hazır bulundu.

Gül baskılara rağmen aday olduğu kongrede Kutan'dan 122 oy eksik yani 521 oy alarak başkanlığı kazanamadı ancak, yenilikçilerin etkili bir gücü olduğunu ispat etti. Gül'ün çeşitli konulardaki görüşleri şöyle:

"Büyük bir partide farklı görüşlerde kişiler olması normaldir, ama temel ilkelerde bir ayrım yok. Olayları daha yakından takip eden, olayların daha çok içinde olan ve reel politikaya daha yatkın olan arkadaşlara "yenilikçi" deniyor dışarda. Öncelikle toplumun güvenini sağlamanız gerekir. Bunun için de çok realist olmanız, değişimi kavramanız gerekir. Bunları yaparken de kendi kimliğinizi muhafaza etmelisiniz."